PATENT SEKTÖRÜNÜN TECRÜBELİ İSMİ KONUŞTU…

Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi İş İnsanları Derneği’nin (NİLSİAD) öncülüğünde, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) iş birliğiyle düzenlenen “Değerler Buluşuyor Tecrübe Konuşuyor” söyleşilerinin konuğu, Hedef Patent Genel Müdürü ve Marka Patent Vekili Semra Baykan oldu.

NOSAB Müteşebbis Heyet Başkanı ve NİLSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras ve NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez selamlama mesajlarını pandemi sebebiyle video yoluyla iletti. Elif Sezgin moderatörlüğünde özel bir TV kanalında gerçekleşen programda konuşan Hedef Patent Genel Müdürü ve Marka Patent Vekili Semra Baykan, tecrübelerini aktardı.

Trabzonlu memur bir ailenin kızı olarak İzmit Gölcük’te hayatını sürdürürken 1994 yılında Bursa Uludağ Üniversite’sinde okumak üzere Bursa’ya geldiğini ve okulu bitirince kentte kalarak hiç planlamadığı bir şekilde bir patent firmasında pazarlama uzmanı olarak işe başladığını ifade eden Baykan, 22 yıldır marka ve patent sektörünün içerisinde olduğunu belirtti.

İlk iş deneyimini ve Hedef Patent’in kuruluş sürecini anlatan Baykan, “Gazetede gördüğüm ilanla bir patent firmasına başvuruda bulundum. İş görüşmesinde kadın pazarlamacı almak istemediler ama benim yoğun ısrarımı görünce işe almak durumunda kaldılar. İşe girdiğimde hem bu durumu terse döndürmek hem de tutunmak için canla başla ve fedakârca çalıştım. Telefon bilgisayar araç vs. imkânları olmamasına rağmen kapı kapı gezmeye gayret gösterdim. Daha sonra yetki belgesi sınavlarına girmeye karar verdim ve işe başlamamın üzerinden 1.5 yıl geçmişken 2000 yılında sınavı kazanarak marka patent vekillik belgesi aldım. Tabi sorumluluk alanım ve firmadaki konumum değişti. Daha sonra oradan ayrılarak bir arkadaşımla 2003 yılında 26 yaşımda Hedef Patent’i kurduk” ifadelerini kullandı.

İşiyle ilgili bilgi de veren Baykan, “Türkiye’de marka patent tasarım tescili yapıyoruz. Yurtdışında da partner ofislerimiz var, onlarla birlikte yurtdışı başvuruları da gerçekleştiriyoruz. Patent ayağımız dışında belgelendirme hizmetimiz de var. TSE Belgesi, Garanti Belgesi, Kalite Belgelendirmeleri gibi hizmet veriyoruz. Onun dışında bir de devlet destekleri ile ilgili danışmanlıklar yapıyoruz” dedi.

“Marka bir kumbara gibidir”

Tescilin asıl amacının taklidi engellemek olduğunu belirten Baykan sözlerine şöyle devam etti: “Bunun dışında bazı zorunluluklar da var. Bazı devlet desteklerini alabilmeniz, Ar-Ge departmanı kurabilmeniz için patent tescili almanız gerekiyor. Marka patent tescili bir prestijdir. Marka bir kumbara gibidir. Çünkü tüm yatırımı markaya yapıyoruz. Pek çok şirketin marka değeri, normal mal varlığından yüksek. Ancak tescil yaptırmayan markalar da var. Bu firmaların yaşadığı en büyük sıkıntı, hak sahibiyken taklitçi durumuna düşmeleridir. Böylece hem emeğinize yazık oluyor, hem yıllarca süren davalarla uğraşıyor hem de prestij kaybediyorsunuz.”

Marka kirliliği vurgusu

Marka başvurusu için iş kurulma esnasında değil de sonraları gelindiğinde marka kirliliğinin oluştuğuna dikkat çeken Baykan, “İş kurulurken önce marka müsaitliğinin araştırılıp ona göre bir marka bulunması gerektiğini hep söylüyoruz ancak genelde iş bittikten sonra marka tescili için bize geliyorlar. Sonra önüne, arkasına, ortasına bir şeyler ekleyerek çözmeye çalışıyoruz. Böyle olunca da marka kirliliği veya davalar oluşuyor. Marka tescili 10 yıl markanızı koruyor. Patentler 20 yıl, faydalı modeller 10 yıl, tasarımlar da 5-25 yıl arasında koruyabiliyor. Marka tescilinde saniyeler bile çok önemli. Başvurunuzu yaptığınız an hak sahibi oluyorsunuz, sizden birkaç saniye sonra birisi yapsa bile öncelik sizin oluyor. Marka tescilini aldıktan sonra da sürekli takip yapmak gerekiyor, markanıza benzer başvurular olabiliyor ve bunlara itiraz etmek gerekebiliyor” şeklinde konuştu.

“Yatırım varsa marka patent de vardır”

Pandemi sürecinde marka başvurularının arttığına dikkat çeken Baykan şunları söyledi: “Pandemide marka tescil başvuru süreleri tam zamanlı çalışılamadığı için uzadı ancak başvuru sayılarında gerileme değil de artış yaşandı. Çünkü pandemi bir değişim yarattı ve yeni sektörler doğurdu. Maske, dezenfektan, koruyucu giysiler gibi alanlarda hem marka hem de patent de inanılmaz sayıda başvurular oldu. Bizim işimiz yeniliklerle ve yatırımla. Yeni yatırımlar varsa marka patent işi de var demektir. Dolayısıyla yeni firmalar kuran, buluş yapan, belgelendirmeler yapan pek çok firma bizlere başvurdu ve bu süreçte yoğun çalıştık.”

“Başarı için dengeli olmak lazım”

Başarının bütünsel bir dengeyle elde edileceğini ifade eden Baykan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben başarıyı bütünsel olarak görüyorum. Bunun içinde de bir denge var, hayat dengesi. İş, ev, sosyal çevremiz ve bizim dışındaki çevre için yaptığımız işler. Bu dört unsurun dengeli olmasının başarı getireceğini düşünüyorum. Verilenden hep bir fazlasını yapmak önemli. Bazılarında bildiğini söyleme yoksa sana kalır mantığı vardır. Ben bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü yaptığınız her şey kendiniz için. Size ileride hep faydası olacak şeyler. O yüzden verilen işin en iyisini ve hep bir fazlasını yapmalısınız. Evdeysem eve, işteysem işe, sivil toplum kuruluşundayken sadece oraya zaman ayırırım. Birbirine karıştırmam. Planlı programlı giderseniz bir sorun olmaz, zamanınızı iyi yönetirsiniz.”

Program, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eroğlu, Deri Derim Kurucusu ve Arya Women’s Bursa Chapter’i Berna Kırcı Aşıroğlu, EKOHABER Gazetesi Kurucusu Tahsin Ardıç ve TÜRSAB Güney Marmara Bölge Başkanı Murat Saraçoğlu gibi isimlerin sorularıyla devam etti. Programın sonunda NOSAB ve NİLSİAD tarafından  Semra Baykan adına dikilen fidanın sertifikası takdim edildi.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. 4 yalcin aras PATENT SEKTÖRÜNÜN TECRÜBELİ İSMİ KONUŞTU… için yorumda bulun

    PATENT SEKTÖRÜNÜN TECRÜBELİ İSMİ KONUŞTU… için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak PATENT SEKTÖRÜNÜN TECRÜBELİ İSMİ KONUŞTU… için ilk yorumu yapabilirsin.