3 Harfliler ve popülizm!

Son dönemde enflasyondaki tırmanışla birlikte en fazla hedef olan işletmeler şüphesiz 3 harfliler denilen market zincirleri oldu.

Hedef olmalarının birinci nedeni oldukça fazla sayıda şubelerinin olması ve etiketlerin enflasyonla birlikte sürekli değişmesi. Bir başka nedeni ile bu marketlerin orta alt gelir gruplarının alışveriş yaptıkları dolayısıyla enflasyondan en fazla etkilenen kesimlere hitap ediyor olmaları.

Asgari ücret ve bir tık üstündeki insanlar enflasyon karşısında zor günler yaşıyor.

Her ne kadar devlet bir takım destekler sağlasa da her geçen gün yaşam şartları düşük gelir seviyesindeki insanları çok daha fazla zorluyor. Zaten sadece market alışverişiyle yetinen bu kesimlerin gittikleri 3 harfli marketlerde de fiyatlar hızla yukarı çıkınca doğal bir sonuç olarak tepkiler yükseliyor.

Bu marketler mi fiyatları yükseltiyor yoka enflasyon mu bu sonucu getiriyor bu uzmanların yanıt vereceği bir soru.

Burada toplumun geniş kesimlerinin enflasyon karşısında ezildiğini kabul etmemizde gerekir. Her geçen gün daha zorlayan hayat şartlarına bir şekilde önlem alınması, bir şekilde enflasyon dizginlenmesi gerekir.

Son günlerde oluşan bu hassasiyetin üzerine bir de siyasetle BİM arasında yaşanan gerginlik eklenince ortaya hiç de kabul edilemez görüntüler çıktı.

Antalya’da BİM market birileri tarafından taşlandı.

Bunun kabul edilemez olmasını bir kenara bırakın, bu eylemi yapan kişilerin nasıl saçmaladıkları da ortada.

 

BİM taşlayarak fiyatlar aşağı çekilemeyeceği gibi, o marketler sigortalıdır yani BİM’e zarar vermez bu provoke eylemler.

Meselenin en komik yanı ise siyasetin BİM’le olan gerginliğinin ardından bazı belediyelerin ardı ardına zabıta marifetiyle market denetimlerine çıkmaları.

Zabıtanın böyle bir görevi varsa neden düne kadar bunları görmüyorduk?

Yoksa neden yapıyorlar?

Bugün yapılan denetimler popülizmden başka bir anlam taşır mı?

Belediyelerin ve kamu kurumlarının temel sorunlarından biri de böylece bir kez daha deşifre olmuyor mu?

Sayın yerel yöneticiler.

Mesele gündemde olunca canhıraş o işlere eğiliyorsunuz da normal dönemlerde bu görevi neden savsaklıyorsunuz?

Normal dönemlerde de ilgili personel gereken hassasiyeti gösterse zaten belli bir yere gelecek iş.

Burada kurumların görevlerini yeterince yerine getirmemeleri, göz yumma idare etme gibi tanımlamalar devreye giriyor ve o nedenle bu düzensizlik ve bu komik görüntüler ortaya çıkıyor.

Tekrar gelelim BİM’e yapılan saldırıya ve devamına.

Sadece bir markete saldırı değil normal olmayan durum. Marketin önünü kazanlar mı dersiniz, cipsin içinde haşarat bulanlar mı dersiniz…

Bir şeyi de kanununa nizamına oluruna göre yapmak mümkün olmayacak mı?

Hukuk devletinde yaşıyoruz.

Bunun içinde bireysel özgürlükler var.

Protesto hakkı gibi.

Yine piyasaların uymak zorunda olduğu kurallar var.

Devletin alacağı önlemler var.

Kanunlar çerçevesinde bir çok yöntem varken, market taşlamak akıldışı değil mi?

Kamu kurumları işini yapsın, vatandaş tercih yapsın ama böyle ilkel çağdan kalma, terör örgütlerinin kullandığı market taşlama gibi saçmalıklara kimse yeltenmesin.

Ruhsatsız marketi mühürleyip sanki fahiş fiyattan bu uygulama yapılıyor sanki bu yetki kendisinde  var gibi davranıp ucuz siyasette yapmasın mesela belediyeler.

Sonuç olarak.

Evet 3 harfliler piyasa hakimiyetini kara dönüştürme gayretinde şüphe yok.

Disipline edilmeleri şart.

Olmuyorlarsa şehir dışına alınmalarında fayda var.

Hem mahalleye girip mahalle esnafını yok edeceksin hem de tekelleşme emareleri göstereceksin.

Buna dünyanın hiçbir ülkesi izin vermez.

Dahası marketler zinciri devlete ve siyasete ayar da veremez.

Devlete kafa tutanların akıbeti hep ziyan oluyor.

Benden hatırlatması.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  1. Muhalefetin yüzüne gerçeği vurmak 3 Harfliler ve popülizm! için yorumda bulun

    3 Harfliler ve popülizm! için henüz bir yorumda bulunulmamış! Hemen üst alanda bulunan formu kullanarak 3 Harfliler ve popülizm! için ilk yorumu yapabilirsin.